![]() |
Tweet |
"TURİZM POTANSİYELİ KAĞIT ÜSTÜNDE KALDI!"
Demir, Doğu Ekspresi ile birlikte gelen turizm hareketliliğinin heyecan verici olduğunu ancak şehirde ciddi bir altyapı eksikliği bulunduğunu belirtti:
"Doğu Ekspresi’yle birlikte bir hareketlilik oldu, evet. Ama bu heyecanın altını doldurabilecek hizmet kapasitesi ve altyapı yok. Kars’ta gelen turistlerin yönlendirileceği düzgün bir rehberlik sistemi, temiz ve işlevsel tesisler, kültürel faaliyet alanları yetersiz. Bu yüzden gelen turistlerin birçoğu bir daha gelmiyor. Bu yalnızca bizim kaybımız değil, Türkiye'nin turizm vizyonu açısından da büyük bir eksikliktir."
"KARS BİR MARKA OLABİLİR AMA GEREKEN YATIRIM YAPILMADI!"
Demir, Kars’ın sahip olduğu tarihi dokunun ve gastronomi potansiyelinin dünya çapında ilgi gördüğünü ancak bu değerin ekonomiye dönüştürülemediğini söyledi:
"Kars kaşarı, Kars kazı, tarihi taş binaları, Rus-Alman mimarisi… Bunlar dünya çapında değer gören ürünler ve kültürel varlıklardır. Kars’ta üretilen bazı peynirler Avrupa’daki üst düzey restoranlarda servis ediliyor. Ancak gelin görün ki Kars halkı o peynire ulaşamıyor. Çünkü üretim azaldı, maliyet arttı, destek yok. Kars kazı ise gastronomi kitaplarında yer alıyor ama kentte bunu markalaştıracak bir irade yok. Turizmi sadece broşürle değil, planlamayla büyütmek zorundayız."
"ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ BU MÜCADELENİN İÇİNDEYİM!"
Siyasi hayatına çok genç yaşta başladığını belirten Demir, Milli Görüş geleneğinden geldiğini ve siyaseti her zaman bir dava şuuru ile yaptığını vurguladı:
"Babam, Erbakan hocamızın yol arkadaşlarındandı. Ben dokuz yaşımda Refah Partisi çalışmalarıyla siyasete adım attım. Gençlik kollarından ilçe başkanlığına, il teşkilatına kadar her kademede bulundum. Belediye başkan adaylığı da yaptım. Siyaset bizim için koltuk değil, sorumluluk alanıdır. Erbakan hocamızın dediği gibi: 'Siyasetçinin emeklisi olmaz, rahmetlisi olur.' Biz de bu anlayışla yola devam ediyoruz."