|
Tweet |
DEVLET AKLI, ÖNGÖRÜYLE HAREKET EDER
Akbaş, devlet yönetiminin reflekslerle değil, önceden hesaplanmış senaryolarla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Devlet aklı kriz çıktıktan sonra değil, kriz doğmadan önce devreye girer” dedi.
GÜVENLİK YAMAYLA SAĞLANMAZ
Türkiye’nin güvenlik politikalarının uzun süredir parça parça ele alındığını ifade eden Akbaş, sınır güvenliği, iç güvenlik, istihbarat ve toplumsal uyumun tek bir stratejik çerçeve içinde ele alınması gerektiğini söyledi.
“Operasyonla günü kurtarıp, stratejiyle geleceği kaybedemezsiniz” ifadelerini kullandı.
ŞEFFAFLIK DEVLETİN GÜCÜDÜR
Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin bir zafiyet değil, devlet gücü olduğunu belirten Akbaş, belirsizliklerin güvenlik endişesini artırdığını söyledi.
“Devlet gizem üretmez, güven üretir” dedi.
EKONOMİ, GÜVENLİK VE ADALET AYRILAMAZ
Akbaş, toplumsal huzursuzluğun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini vurgulayarak, ekonomi ve adalet alanındaki kırılmaların doğrudan güvenlik sorunlarına yol açtığını ifade etti.
“Alım gücü düşmüş, adalete güveni sarsılmış bir toplumda güvenlik kalıcı olamaz” diye konuştu.
DEVLET, VATANDAŞINA YÜK DEĞİL GÜVENCE OLMALIDIR
Devletin vatandaşına karşı cezalandırıcı değil koruyucu bir yapı olması gerektiğini dile getiren Akbaş, sosyal politikaların, eğitim ve üretim planlamasının devlet aklının temel unsurları olduğunu söyledi.
TÜRKİYE YENİ BİR YÖNETİM AKLINA MUHTAÇ
Açıklamasının sonunda Murat Akbaş, Türkiye’nin ihtiyacının yeni kavga başlıkları değil, yeni bir yönetim anlayışı olduğunu vurguladı:
“Bu ülke, sloganlarla değil akılla; korkuyla değil güvenle yönetilmelidir. Devlet aklı yeniden tesis edilmeden ne güvenlik sağlanır ne refah gelir.”