|
Tweet |
2026–2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerin temel ihtiyaçlarından öğretmenlerin çalışma şartlarına kadar eğitim sisteminin bütün unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Danışmaz, her çocuğun nitelikli eğitime eşit şartlarda ulaşmasının temel hedef olması gerektiğini belirtti.
HER ÇOCUK EŞİT BAŞLAMALI
Öğrencilerin eğitim hayatındaki imkânlarının ailelerinin gelir düzeyine göre farklılaşmaması gerektiğini ifade eden Danışmaz, fırsat eşitliğinin yalnızca okula erişimle sınırlı olmadığını söyledi.
Danışmaz, “Bir çocuğumuzun geleceği ailesinin ekonomik imkânlarına bağlı olmamalıdır. Büyükşehirde yaşayanla kırsalda yaşayan, gelir seviyesi yüksek aileyle dar gelirli ailenin çocuğu arasında eğitim imkânları açısından büyük farklılıklar oluşmamalıdır. Devletimizin görevi her evladımıza mümkün olan en eşit başlangıç şartlarını sağlamaktır” dedi.
AİLELERİN YÜKÜ AZALTILMALI
Okul döneminde kırtasiye, ulaşım, yemek ve diğer eğitim ihtiyaçlarının aile bütçesinde önemli yer tuttuğunu belirten Danışmaz, özellikle ekonomik desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin daha etkin şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Danışmaz, “Hiçbir öğrencimiz temel eğitim ihtiyaçları nedeniyle kendisini arkadaşlarından geride hissetmemelidir. İhtiyaç sahibi ailelerimizin çocuklarına yönelik destek mekanizmaları güçlendirilmeli ve eğitim sürecinin aile bütçesi üzerindeki yükü mümkün olduğunca azaltılmalıdır” ifadelerini kullandı.
ÖĞRETMENLER DESTEKLENMELİ
Eğitimde başarı için öğretmenlerin çalışma şartlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Danışmaz, eğitim politikalarının öğrenci, aile ve öğretmeni birlikte kapsaması gerektiğini söyledi.
Danışmaz, “Güçlü bir eğitim sistemi ancak güçlü öğretmenlerle mümkündür. Öğretmenlerimizin çalışma şartları, öğrencilerimizin ihtiyaçları ve ailelerimizin beklentileri aynı bütün içerisinde değerlendirilmelidir. Eğitim ülkemizin geleceğidir; fırsat eşitliğini güçlendirmek de geleceğimize yapılacak en önemli yatırımlardan biridir” dedi.