beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Külünkoğlu Eğitim Ve Kültür Derneği Başkanı Metin Külünk: Aileyi Korumak Geleceği Korumaktır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Külünk, İstanbul’da gerçekleştirilen “Kök Aile, Güçlü Toplum” 1. Aile Çalıştayı’nın sonuç bildirgesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, ailenin yalnızca bireysel bir yapı değil; toplumun, devletin, kültürel sürekliliğin ve nesil inşasının temel unsuru olduğunu vurguladı.

facebook-paylas
Tarih: 09-05-2026 20:00

Külünkoğlu Eğitim Ve Kültür Derneği Başkanı Metin Külünk: Aileyi Korumak Geleceği Korumaktır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Külünk, çalıştayda ortaya çıkan tespitlerin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, “Aile, Türk milletinin kök hücresidir. Aileyi korumak toplumu korumak, aileyi güçlendirmek ise geleceği inşa etmektir” mesajını verdi.

AİLE MESELESİ BİR GELECEK MESELESİDİR

Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen “Kök Aile, Güçlü Toplum” temalı 1. Aile Çalıştayı, 12 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Farklı disiplinlerden uzmanlar, akademisyenler, eğitimciler, sivil toplum temsilcileri ve aile bireylerinin katılımıyla yapılan çalıştayda aile kurumunun karşı karşıya kaldığı sosyolojik, kültürel, ekonomik ve dijital tehditler kapsamlı şekilde ele alındı.

Çalıştay sonuç bildirgesinde, ailenin yalnızca anne, baba ve çocuktan oluşan dar bir yapı olarak değil; medeniyet aktarımının, kimlik inşasının, toplumsal dayanışmanın ve devlet sürekliliğinin merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Külünk, ailede yaşanan zayıflamaların zincirleme etkiler oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ailede meydana gelen her çözülme, zamanla toplumsal çözülmeye, değer erozyonuna ve sosyal güven kaybına dönüşmektedir. Bu nedenle aile politikaları günlük ihtiyaçlara indirgenmemeli, uzun vadeli bir devlet ve toplum stratejisi olarak ele alınmalıdır.”

KÖK AİLE, GÜÇLÜ TOPLUMUN TEMELİDİR

Metin Külünk, çalıştayda öne çıkan en önemli kavramlardan birinin “kök aile” yaklaşımı olduğunu belirtti. Külünk’e göre kök aile; modern dünyanın hız, tüketim, yalnızlık ve dijital kopuş üreten yapısına karşı anlamın, dayanışmanın, aidiyetin ve insan kalmanın korunduğu temel yapıyı ifade ediyor.

Külünk, “Güçlü toplum, ancak kendi içinde dayanışma üreten, ekonomik baskılara karşı dirençli, dijital yalnızlığa teslim olmayan kök ailelerle mümkündür. Aile yalnızca tüketen değil, birlikte üreten, paylaşan ve anlam inşa eden bir yapıya dönüştürülmelidir” dedi.

Çalıştay bildirgesinde ailenin yeniden değer üretim merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulanırken; ev içi kültürün okuma, düşünme, tartışma, üretme ve paylaşma ekseninde yeniden güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

DİJİTAL DÜNYA AİLE İÇİ İLETİŞİMİ ZAYIFLATIYOR

Çalıştayda dijitalleşmenin aile üzerindeki etkileri de ayrı bir başlık olarak ele alındı. Dijital platformların yoğun kullanımının aile bireyleri arasındaki yüz yüze iletişimi azalttığı, çocuk ve gençlerde kimlik karmaşası, özgüven sorunları, bağımlılık eğilimleri ve duygusal kopuşlara yol açtığı değerlendirildi.

Külünk, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir mesele olarak görülemeyeceğini belirterek, “Dijital dünya, aile içi iletişimi, mahremiyeti, çocukların kimlik gelişimini ve kuşaklar arası bağı doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle dijital bilinç, medya okuryazarlığı, veri güvenliği ve mahremiyet bilinci aile politikalarının ayrılmaz parçası haline gelmelidir” ifadelerini kullandı.

Çalıştayda, aile içinde dijital hijyen bilincinin oluşturulması, ekransız zaman dilimlerinin yaygınlaştırılması, çocuklar için yaşa uygun dijital denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yerli, değer temelli dijital içerik üretiminin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

KUŞAKLAR ARASI BAĞ GÜÇLENDİRİLMELİDİR

Sonuç bildirgesinde, günümüzde yaşanan temel krizlerden birinin de “kuşak inşası krizi” olduğu ifade edildi. Aile büyüklerinin rehberlik rolünün zayıflaması, genç kuşaklarda yönsüzlük, aidiyet eksikliği ve kimlik belirsizliği oluştururken; kuşaklar arası iletişim kopukluğunun yalnızca bir iletişim problemi değil, anlam aktarımının kesintiye uğraması anlamına geldiği belirtildi.

Metin Külünk, “Kuşaklar arası bağın kopması, toplumun hafızasının zayıflaması demektir. Aile, yalnızca bugünü değil; geçmişi, bugünü ve geleceği aynı anlam zincirinde buluşturan bir yapıdır. Bu nedenle büyüklerin rehberlik rolünü güçlendiren, çocukları ve gençleri aidiyet duygusuyla destekleyen sosyal modeller geliştirilmelidir” dedi.

Çalıştayda cami, mahalle, okul, aile ve yerel yönetimlerin birlikte hareket ederek çok kuşaklı sosyal etkileşim alanları oluşturması gerektiği de öne çıkan öneriler arasında yer aldı.

AİLE POLİTİKALARI PARÇACI DEĞİL, BÜTÜNCÜL OLMALIDIR

Külünk, aileyi ilgilendiren sorunların yalnızca bireysel tercihler veya özel hayat alanı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, devletin, sivil toplumun, eğitim kurumlarının, yerel yönetimlerin ve medyanın ortak sorumluluk taşıdığını söyledi.

Çalıştay bildirgesinde aile politikalarının; eğitim, hukuk, ekonomi, kültür, medya, dijital güvenlik ve sosyal destek mekanizmalarıyla birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Parçacı yaklaşımların kalıcı çözüm üretmediği, aile alanında tüm kurumların eş güdümlü hareket etmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

Külünk, “Aileyi korumak yalnızca bireysel bir sorumluluk değildir. Bu mesele kamusal, stratejik ve uzun vadeli bir toplumsal zorunluluktur. Resmî kurumlar ve sivil toplum kuruluşları aynı strateji çatısı altında buluşmalı, aileyi güçlendirecek politikalar ortak akılla hayata geçirilmelidir” açıklamasında bulundu.

ORTAK ÇÖZÜM İÇİN ORTAK İRADE ŞART

Çalıştayda aileyi güçlendirmek için öne çıkan başlıklar arasında aile temelli eğitim programlarının yaygınlaştırılması, kuşaklar arası iletişimi güçlendiren modellerin geliştirilmesi, dijital bilinç projelerinin artırılması, boşanma sebeplerini azaltıcı koruyucu tedbirlerin çeşitlendirilmesi, sosyal ve kültürel politikaların aile merkezli biçimde yeniden güçlendirilmesi yer aldı.

Metin Külünk, bildirgenin sonunda yer alan çağrıyı hatırlatarak, “Sorunumuz ortaksa, çözüme dair fikir ve çaba da ortak olmalıdır. Bu çalıştay yalnızca bir etkinlik değil; aileyi yeniden düşünme, anlama ve birlikte güçlendirme yönünde atılmış ortak bir adımdır” dedi.

Külünk, çalıştayda ortaya konulan tespit ve önerilerin ilgili kurumlar, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, akademik çevreler ve toplumun tüm kesimleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, aileyi merkeze alan yeni bir toplumsal farkındalık ve ortak çözüm iradesi çağrısında bulundu.




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI