|
Tweet |
GEÇİM YÜKÜ ARTIYOR
Gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaç giderlerinin aile bütçesi üzerindeki baskısına dikkat çeken Uzun, özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşların alım gücünün korunması gerektiğini belirtti.
Uzun şunları söyledi:
“Vatandaşımız maaşını aldığında önce kirayı, faturaları ve mutfak masrafını düşünüyor. Ayın daha ortasına gelmeden bütçe tükeniyorsa ortada çözülmesi gereken ciddi bir geçim sorunu vardır. Ekonominin gerçek göstergesi vatandaşın günlük hayatıdır.”
SOFRA KÜÇÜLMEMELİ
Uzun, ekonomik politikaların temel hedefinin vatandaşın satın alma gücünü kalıcı biçimde artırmak olması gerektiğini ifade etti.
“Pazara giden vatandaş aynı parayla daha az ürün alıyorsa, anne baba çocuklarının ihtiyaçlarını erteliyorsa, emekli temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa ekonomik iyileşme henüz milletimizin hayatına yansımamış demektir. İnsanlarımız temel ihtiyaçlarını borçlanmadan karşılayabilmelidir.”
REFAH MİLLETE YANSIMALI
Türkiye’nin üretim, istihdam ve gelir politikalarını birlikte ele alması gerektiğini vurgulayan Uzun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ekonomide başarı yalnızca tablolarla ölçülmez. Esnafın kasasına, çiftçinin kazancına, çalışanın maaşına ve emeklinin sofrasına bakmak gerekir.
Üretenin kazandığı, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı ve emeklinin geçim kaygısı yaşamadığı bir ekonomik düzen kurmak zorundayız.
Bizim ölçümüz milletimizin hayatıdır. Vatandaşımız pazara daha rahat çıkıyor, kirasını ve faturalarını endişe etmeden ödüyor, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa ekonomi gerçekten düzeliyor demektir. Milletin cebi rahatlamadan ekonomi düzeldi diyemeyiz.”