|
Tweet |
Bilal Oğuz, gazeteciliğin zorlaşan koşullar altında icra edilmeye çalışıldığını belirterek, “Bugün gazeteciler; ekonomik baskılar, güvencesizlik ve ifade alanındaki daralmalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Oysa hakikatin serbestçe dile getirilemediği bir ülkede ne sağlıklı bir kamuoyu oluşur ne de toplumsal güven tesis edilir” ifadelerini kullandı.
“Basın, Halkın Vicdanıdır”
Basının demokratik toplumlarda denge ve denetim mekanizmasının temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Oğuz, “Gazeteci susturulduğunda yalnızca bir meslek alanı değil, halkın vicdanı da baskı altına alınmış olur. Eleştirel, özgür ve sorumlu bir basın; hataların görünür kılınmasını ve çözüm yollarının tartışılmasını sağlar” dedi.
“Yerel Basın Kamusal Hafızayı Ayakta Tutar”
Açıklamasında yerel basının önemine özel olarak değinen Oğuz, Mersin’de görev yapan gazetecilerin kent yaşamının sorunlarını, beklentilerini ve potansiyelini kamuoyuna taşıyan en önemli aktörler olduğunu söyledi. “Yerel basın, görmezden gelinen sorunları görünür kılar; kamusal hafızayı diri tutar. Bu nedenle yerel gazetecilerin emeği korunmalı ve desteklenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Bilal Oğuz açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kalemini hakikatten yana kullanan, kamu yararını her türlü baskının üzerinde tutan tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor; özgürlük, güvence ve mesleki saygınlığın hâkim olduğu bir çalışma ortamı diliyorum.”