|
Tweet |
“Yargı Süreci Kişiseldir, Aileye Taşınamaz”
Coşkun açıklamasında, “Bir kişi hakkında yürütülen soruşturma ya da kovuşturma, onun aile bireylerine mal edilemez. Eşleri ve çocukları dolaylı biçimde baskı altında bırakmak, hukuk devleti ilkesini zedeler. Adalet duygusu kişisel sorumlulukla sınırlı kalmalıdır” dedi.
“Toplumun Vicdanı Bu Yaklaşımı Kabul Etmez”
Aile kurumunun toplumun en temel değeri olduğunu vurgulayan Coşkun, “Siyasi gerilimler ailelere yansıtıldığında, zarar yalnızca bireylere değil toplumsal huzura da olur. Çocukların ve eşlerin hedef haline getirilmesi vicdani değildir” ifadelerini kullandı.
“Demokratik Rekabetin Yolu Sandıktır”
Coşkun, siyasi mücadelelerin hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Seçilmişlerin yargılandığı bir süreçte dahi temel hak ve özgürlükler korunmalıdır. Aileler üzerinden mesaj vermek, demokratik rekabet değil baskı yöntemidir” şeklinde konuştu.
“Adalet Herkes İçin Güvence Olmalıdır”
Engin Coşkun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler hukukun üstünlüğünü ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz. Ailelerin siyasetin hedefi haline getirilmesine karşı duracağız. Adalet, intikamla değil, eşitlik ve tarafsızlıkla sağlanır.”