|
Tweet |
VATANDAŞ NE OLDUĞUNU BİLMELİ
İmar düzenlemelerinin teknik süreçlerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Eryılmaz, alınan kararların vatandaşın arsasını, evini, mahallesini ve geleceğini doğrudan etkileyebildiğini ifade etti.
Eryılmaz, “Bir imar planı veya parselasyon değişikliği yapıldığında vatandaşımız bunun kendisi açısından ne anlama geldiğini açık biçimde anlayabilmelidir. Sadece ilan yayımlamakla yetinilmemeli, hak sahiplerinin doğru ve anlaşılır şekilde bilgiye ulaşması sağlanmalıdır. Şeffaflık vatandaşın yönetime duyduğu güveni güçlendirir” ifadelerini kullandı.
MÜLKİYET HAKKI KORUNMALI
Şehirlerin gelişmesi için imar planlamasının gerekli olduğunu vurgulayan Eryılmaz, bu süreçte mülkiyet hakkı ve kamu yarısı arasındaki dengenin titizlikle korunması gerektiğini söyledi.
Eryılmaz şunları söyledi:
“Aliağa büyüyor ve doğal olarak yeni planlamalara ihtiyaç duyuluyor. Biz gelişmeye ve şehirleşmeye karşı değiliz. Ancak hiçbir vatandaşımız yapılan bir düzenleme nedeniyle kendisini mağdur edilmiş veya sürecin dışında bırakılmış hissetmemelidir. Hak sahiplerinin görüşlerini iletebileceği ve itirazlarını ortaya koyabileceği mekanizmalar etkin şekilde işletilmelidir.”
RANTA DEĞİL KAMU YARARINA
İmar kararlarında temel ölçünün toplumun ortak menfaati olması gerektiğini belirten Eryılmaz, planlamanın yaşam kalitesini yükselten bir şehircilik anlayışıyla yapılması çağrısında bulundu.
Eryılmaz, “Yeniden Refah Partisi olarak şehirlerimizin planlı gelişmesini savunuyoruz. Ancak imar düzenlemelerinin merkezinde rant değil insan, ayrıcalık değil adalet, belirsizlik değil şeffaflık bulunmalıdır. Yeşil alanı, ulaşımı, sosyal donatıları ve vatandaşın hakkını birlikte koruyan bir şehircilik anlayışına ihtiyacımız var. Aliağa’nın geleceği planlanırken kazanan bütün Aliağa olmalıdır. İmar vatandaş için yapılmalı” dedi.