|
Tweet |
2025’e damga vuran en önemli toplumsal olaylardan birinin, terörle mücadele ve güvenlik ekseninde yaşanan gelişmeler olduğunu vurgulayan Öztürk, “Toplumun en çok konuştuğu, en çok endişelendiği konu; şeffaflıktan uzak yürütülen süreçler ve bunun yarattığı belirsizlik oldu. Bu başlık, önümüzdeki yıllarda da Türk siyasetinde uzun süre tartışılacaktır” dedi.
Ekonomik kaygıların güvenlik endişeleriyle birleştiğini ifade eden Öztürk, “Bir yanda derinleşen hayat pahalılığı ve geçim derdi, diğer yanda güvenlik başlığında netlikten uzak bir tablo… 2025, bu iki sarmalın toplum üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu bir yıl oldu” değerlendirmesinde bulundu.
2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Öztürk, mevcut ekonomik politikaların geleceğe dair güçlü bir iyimserlik üretmediğini söyledi. “Çarşambanın gelişi perşembeden bellidir. Bugün izlenen ekonomik hat, 2026’nın da zor geçeceğine işaret ediyor” diye konuştu.
Buna rağmen umudu diri tutmanın önemine dikkat çeken Öztürk, “İnsan olarak ve inancımız gereği umudu terk edemeyiz. Ancak bu umut, gerçekçi politikalarla beslenmediği sürece toplumu ayakta tutmaya yetmez” ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti olarak 2026’da da sahada olmaya, vatandaşın kaygılarını dinlemeye ve çözüm odaklı siyaset üretmeye devam edeceklerini belirten Öztürk, “Türkiye’nin ihtiyacı; belirsizlikten beslenen değil, şeffaflık ve adalet üzerine kurulu yeni bir siyaset anlayışıdır” diyerek açıklamasını tamamladı.